BU SİTEYİ FARKLI DİLLERDE OKUYABİLİRSİNİZ:

Turkish English Russian French Spanish Czech German Italian Polish Finnish Farsi Swedish Arabic
İletişim
 
Yazan: RahimTarım | 21-01-2010, 18:16 | Görüntülenme: 2119

     Dilbert Prensipleri

 

     "Ne kadar yeteneksiz görünürseniz, sizden o kadar az iş talep edilir. Hatta yeterince ebleh görünmeyi başarabilirseniz yöneticiliğe terfiniz kesindir."

     Bu ‘prensip' bir süredir Amerika'da iş hayatı ile ilgili kitaplar listesini altüst eden "Dilbert Prensipleri"nden alındı. Çevrenize şöyle bir göz atacak olursanız bu prensiplerin gerçek hayattan edinilmiş tecrübelerden süzüldüğünü de kolaylıkla görebilirsiniz.

     Bazı esprileri ‘fazla Amerikan' gibi görünüyor olsa da bu çizgilerde hayat bulan görüşler, çağımızın işletme yönetimine yöneltilmiş acımasız bir eleştiri aslında.

    Scott Adams dokuz yıl süreyle bir telefon şirketi olan Pacific Bell'de çalışmış. Sonunda canına tak edip profesyonel iş hayatına son verdiğinde, burada edindiği tecrübeleri diğer çalışanlarla paylaşmak için yazıp çizmeye başlamış.

     Adams'ın tüm kitapları Amerika'da yok satıyor. Bunun sebebi "Dilbert Prensipleri"nin artık sadece Adams'ın tecrübelerini yansıtıyor olmaktan çıkmış olması. Her gün binlerce e-mail, dünyanın çeşitli ülkelerinde çalışan on binlerce kişinin tecrübelerini "yeni Dilbert prensiplerine kaynak teşkil etmek üzere" Adams'ın bürosuna taşıyor.

     Adams "iş ilişkileri bir fesat ve kötülük düzeninden ibaret. Manyaklar, sadistler, boşboğazlar, tembeller ve müzevirlerden oluşan bu dünyanın tek yaptığı şey de aslında bu saçmalık, fesat ve kötülüklere uygun kılıflar geliştirmek" diyor.

     Dilbert Prensipleri, aslında çok eskiden beri bilinen gerçeklerin modern çağ versiyonları. Örneğin, benim fakülte yıllarında öğrendiğim "insanlar yeteneklerinin son noktasına terfi ettirilirler" ilkesi bakın Dilbert'in ağzından nasıl acımasız bir eleştiriye dönüşüyor: "En yeteneksizler sistematik olarak şirkete en az zarar verecekleri pozisyona getirilirler: Şirket Yöneticiliği."

     Dilbert Prensipleri'ni okurken Türkiye'nin de bir büyük şirketten farklı yönetilmediğini düşündüm: Beceriksizlikler, en yeteneksizlerin en üst noktalara terfi ettirilmeleri, yaratıcılıkla uğraşmak yerine başkalarının emeklerine kolay yoldan el koyma geleneği, Bizans entrikaları vs..

     Sizlere Scott Adams'ın e-mail adresini de veriyorum. Dilbert Prensipleri'nin sayısı şu anda 40 bini aşmış durumda. Bu evrensel ilkelere Türkiye'den de zengin katkılarınız olabileceğine inanıyorum. Kendi prensiplerinizi İngilizce olarak yazıp scottadams@aol.com adresine elektronik posta ile iletebilirsiniz.

 

(Bu yazı, Mehmet Yılmaz'ın birkaç yıl önce Radikal gazetesinde yayımladığı bir yazıdır.)